Yrd. Doç. Dr. Gülhan Benli, Sarayiçi mevkiinde gerçekleştirilen Edirne Yeni Saray kazısı çalışmalarına katıldı.

Sarayiçi mevkiinde Edirne Yeni Saray kazısı çalışmaları 8’inci yılında ülke şartları ve ekonomik kısıtlılıklar nedeniyle daraltılan ekiple yürütülüyor.Prof. Dr. Mustafa Özer başkanlığında gerçekleştirilen kazılarda Edirne Sarayı’nın daha önceki yıllarda ortaya çıkarılan yapı kalıntılarının konservasyonlarının sağlanması ve yine geçmiş yıllarda çalışmalarına başlanan ancak tamamlanamayan yapıların tespit edilmesi hedefleniyor.

Anadolu tarihini aydınlatan 11 önemli kazıdan biri olarak bilinen Edirne Yeni Sarayı Kazı çalışmaları Bahçeşehir Üniversitesi’nden Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özer başkanlığında sürdürülüyor. Kazıda bu yıl ekip çalışmalarının dördüncü haftasına girdi. 8 yıl boyunca çok önemli kalıntılara ulaşılan ve bulunan kalıntıların konservasyonlarına kazı evinde devam ediliyor. Kırkpınar Haftası’nda mola verilen alanda çalışmalar 25 Temmuz 2016’da tekrar başladı. Aşçılar Hamamı kazısının yapıldığı alanda Prof. Dr. Mustafa Özer şunları aktardı:

“HEDEFİMİZ, TEMEL KALINTILARIN KONSERVASYONLARINI SAĞLAMAK”
“Edirne Sarayı’nda 2009 yılından bu yana sürdürdüğümüz arkeolojik kazı, konervasyon ve restorasyon çalışmalarının 8’inci yılındayız. Bu yıl çalışmalarımıza biraz daha sınırlı ölçüde başladık ve o şekilde devam ediyoruz. Çalışmalarımızın dördüncü haftasındayız. Bu yıl ki amacımız aslında Edirne Sarayı’nın daha önceki yıllarda ortaya çıkardığımız yapı kalıntılarının temel kalıntılarının konservasyonlarını sağlamak ve buna ek olarak da yine geçmiş yıllarda çalışmalarına başladığımız ama tamamlayamadığımız Babüssaade (Sarayın Saadet Kapısı) yani Ak Ağalar Kapısı’nın hemen yanında bulunan Ak Ağalar Koğuşu’nun ortaya çıkarılması yine Alay Meydanı’nın girişi olan Bab-ı Hümayun’un tespitine yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Aynı zamanda Saray Mutfağı olarak bildiğimiz Matbah-ı Amire’de Saray Mutfağı görev yapan ahçıların ve diğer çalışanların kullandığı hamamın temellerini ortaya çıkarmak. Bu yönde çalışmalarımız ilerliyor.

“EKONOMİK KISITLILIKLAR NEDENİYLE EKİP DARALTILDI”
Ülkemizin içinde bulunduğu şartlar ve ekonomik kısıtlılıklar nedeniyle bu yıl biraz daha ekibimizi daraltarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz ve bu süre bakımından hem de ekip sayısı bakımından geçmiş yıllara göre biraz daha sınırlı bir çalışmayı sürdürüyoruz. Programımız Ağustos ayı sonuna kadar buradaki çalışmalarımızı tamamlayarak geçmiş yıllarda başladığımız yarım kalan kazıları tamamlamak ve ileriki yıllarda bu alanın tamamının Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanmış olan çevre düzeni projesinin de hayata geçirilmesiyle beraber daha sağlıklı, bilinçli turizme ziyarete açılmasını hedefliyoruz.”
Ege Üniversitesi öğrencisi Hasan Şahin, “Üç yıldır bu kazıda ekiple birlikte çalışıyorum. Sabah saat: 08.00’da arazide mesaiye başlıyoruz. 17.00’da araziden çıkıyoruz ve kazı evindeki konservasyon işlerimizi yürütüyoruz. O şekilde günü bitiriyoruz” dedi.

“BİR AN ÖNCE HAK ETTİ DEĞERE KAVUŞUR DÜŞÜNCESİNDEYİM”
İstanbul Medipol Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gülhan Benli de, gün yüzüne çıkarılmaya başlanan Osmanlı Sarayı’nın bu kadar önemli olan yapılarının bir an önce hak ettiği değere kavuşmasını temenni etti. Yrd. Doç. Dr. Benli, ” Sekiz yıldır Prof. Dr. Mustafa Özer’in çalıştığı kazıda bu yıl ben de misafir Öğretim Üyesi olarak geldim. Yapılmış olan kazıların arkasından restorasyon çalışmaları da gündeme geleceğinden onlarla ilgili ön hazırlık ve alt çalışmaları yapmak üzere grupta yer alıyorum. Umarım kültürel miras değerleri açısından son derece önemli olan bu bölgenin değerlerinin farkına varılır ve gün yüzüne çıkarılmaya başlanan Osmanlı Sarayı’nın bu kadar önemli olan yapıları bir an önce hak ettiği değere kavuşur diye düşünüyorum” diye konuştu.

Kaynak: http://www.hudutgazetesi.com/haber/33462/8-yildir-kaziliyor.html

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir